Kitap hakkında
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yenik düşmenin ağırlığı omuzlarına çöktüğünde, mücadelenin ateşini yeniden yakmak yerine, belki de en doğrusu sessizce çekilmektir. Gece yarısı uyanan düşünceler, zihnini kemiren bir savaşın parçası olur; her an kendinle hesaplaşır, her nefes bir yenilgi gibi gelir. Yorganın altına saklanmak, soğuğa teslim olmak değil, biraz olsun nefes alabilmektir. Aklın üşür, kalbin donar; çocuksu bir çaresizlikle yastığı ısırmaya başlarsın, ta ki dişlerin kanayana dek. Durmak, düşünmemek gerekir belki de – yoksa deliliğin eşiğine adım atmak işten bile değildir. Bu satırlar, içindeki fırtınayı susturamayan, ama ona teslim de olmayanların hikâyesi.