Kitap hakkında
İş yerinde geçen sessiz bir savaşın hikâyesi bu: kimse silah patlatmıyor, kan akmıyor ama her gün bir can daha soluyor. Masaların ardındaki gölgelerde, terfilerin ve imzaların gölgesinde, sistematik bir yok etme planı yürütülüyor. Kurbanlar, sabahları işe gitmek için evden çıktıklarında farkında olmadan bir ölüm kalım mücadelesine adım atıyor. Sözlü darbeler, küçük düşürmeler, iş yükünün altında ezilmek, umursanmamak... Hepsi birer zehir gibi damla damla ruhu kemiriyor. Çocuklarının karnını doyurmak, kirasını ödemek için katlanmak zorunda kalanlar, bir süre sonra kendilerini bir çıkmazda buluyor: ya intihar edecekler ya da yıllarca emek verdikleri hayatı elleriyle sona erdirecekler.
Bu, görünmeyen bir katilin öyküsü. Makam koltuklarında oturanlar, her gün yeni bir cinayet planlıyor. Ellerinde yetki, dillerinde zehir, gözlerinde soğuk bir hesaplaşma var. Ve en acısı, bu cinayetlerin çoğu zaman fark bile.
Bu, görünmeyen bir katilin öyküsü. Makam koltuklarında oturanlar, her gün yeni bir cinayet planlıyor. Ellerinde yetki, dillerinde zehir, gözlerinde soğuk bir hesaplaşma var. Ve en acısı, bu cinayetlerin çoğu zaman fark bile.