Kitap hakkında
Oğuz Kağan, tahta geçer geçmez tüm boylara haber salarak cihan hâkimiyetini ilan etmişti. Veziri Uluğ-Türk, göklerden inen bu kutlu görevi selamlamış, "Tanrı dünyayı senin adına bağışlasın" sözleriyle hükümdarını yüceltmişti. Yüzyıllar sonra Oğuz’un soyundan gelen Tuğrul Bey, halifenin "Doğu’nun ve Batı’nın sultanı" unvanını alacak, torunları ise "Dünya Meliki" sıfatıyla anılacaktı. Anadolu’nun kapılarını açan Alâeddin Keykubat, Fırat’a kadar uzanan toprakları fethederek Kayıların önünü açmıştı. Bu cesur boy, Fırat’tan Tuna kıyılarına, hatta ötesine uzanan bir yolculuğa çıkacaktı. Türkistan’ın uçsuz bucaksız bozkırlarından başlayan bu destansı göç, önce Tuna’yı, ardından Nil’i, Vistül’ü ve Neretva’yı aşarak efsaneleşecekti.
Bu roman, Kayıların Mahan’dan yola çıkıp Anadolu topraklarında nasıl bir cihan devleti kurduklarını, zorlu mücadelelerle dolu bu serüveni anlatıyor. Fırat’tan Tuna’ya uzanan yolun ilk.
Bu roman, Kayıların Mahan’dan yola çıkıp Anadolu topraklarında nasıl bir cihan devleti kurduklarını, zorlu mücadelelerle dolu bu serüveni anlatıyor. Fırat’tan Tuna’ya uzanan yolun ilk.