Kitap hakkında
Denizlerin sessiz tanığı bir yelkenlinin ardında, zamanın unuttuğu hikâyeler yatıyor. Güray Özçelik, *Latin Yelkeni*’nde adeta bir rüzgârın peşine takılıp, isimsiz kıyılara sürükleniyor. Sözcükler, tuz kokusuyla ağırlaşırken, eski limanların gölgesinde kaybolan anılar canlanıyor. Her satır, bir tohumun toprağa düşüşü gibi ansızın beliriyor; kimi zaman hüzünlü, kimi zaman umutlu, ama her daim gerçek.
Kitap, Wilde’ın o bilindik keskinliğiyle buluşan bir duyarlılıkla örülmüş. Emeğin, yalnızlığın ve direncin izlerini süren dizeler, okuru bilinmeze doğru çekiyor. Sanki bir hisarın surlarında dolaşır gibi, geçmişin yankıları arasında dolaşıyorsunuz. Kısacık ama yoğun bir yolculuk sunan *Latin Yelkeni*, sözcüklerin denizde eridiği, anlamın ise derinlerde saklı kaldığı bir eser.
Kitap, Wilde’ın o bilindik keskinliğiyle buluşan bir duyarlılıkla örülmüş. Emeğin, yalnızlığın ve direncin izlerini süren dizeler, okuru bilinmeze doğru çekiyor. Sanki bir hisarın surlarında dolaşır gibi, geçmişin yankıları arasında dolaşıyorsunuz. Kısacık ama yoğun bir yolculuk sunan *Latin Yelkeni*, sözcüklerin denizde eridiği, anlamın ise derinlerde saklı kaldığı bir eser.