Kitap hakkında
Lidya, kalabalığın arasında zorlukla yol alıyordu ki ansızın ayağı bir yere takıldı. Düşmemek için çabalarken yanındaki adama tutundu. O el bileğini kavradığında karşısında Tunahan’ı gördü. Alaycı bir gülümsemeyle, “Ne haber Lidya? Görüşmeyeli nasılsın?” diye sordu. O eski olaydan beri bu adamın varlığı bile içini kemiriyordu. Cevap vermek yerine oradan kaçmak istedi, kolunu çekmeye çalıştı. Tunahan ise daha da yaklaşıp, “İzin vermeden bir yere gidemezsin, aşağılık!” diye tısladı. Lidya’nın kulaklarına inanası gelmedi. Herkesin içinde ona böyle mi seslenmişti? Öfkeyle burnundan soluyarak yumruğunu sıktı. O suratına indirmek için sabırsızlanıyordu artık.