Kitap hakkında
Feminizm, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı kadınların hak mücadelesini merkeze alan, zaman içinde derinleşen ve çeşitlenen bir düşünce akımıdır. Kadınların kamusal alandan özel hayata kadar her alanda görünür olma talepleri, yalnızca bireysel özgürlükleri değil, toplumsal yapıyı da dönüştürme gücü taşır. Bu mücadele sayesinde kazanılan haklar, hem kadınların yaşam kalitesinde hem de toplumsal barışta belirgin iyileşmeler sağlar. Ancak bu değişim, eril tahakkümün dayattığı rollerin sorgulanmasıyla mümkün olur.
Kadın haklarının "yukarıdan" empoze edilmesi, aslında cinsiyetçi iş bölümünün bir uzantısıdır. Egemen erkek zihniyeti, kadınları pasif alıcılar olarak konumlandırarak kendi ayrıcalıklarını pekiştirir. Oysa gerçek dönüşüm, kadınların kendi sesleriyle şekillenen bir iradenin ürünü olmalıdır. Feminizm de tam burada devreye girer: kadınların erkeklerle eşit haklara, fırsatlara ve söz hakkına sahip.
Kadın haklarının "yukarıdan" empoze edilmesi, aslında cinsiyetçi iş bölümünün bir uzantısıdır. Egemen erkek zihniyeti, kadınları pasif alıcılar olarak konumlandırarak kendi ayrıcalıklarını pekiştirir. Oysa gerçek dönüşüm, kadınların kendi sesleriyle şekillenen bir iradenin ürünü olmalıdır. Feminizm de tam burada devreye girer: kadınların erkeklerle eşit haklara, fırsatlara ve söz hakkına sahip.