Kitap hakkında
Şiir, görünenin ötesine uzanan bir aydınlanma yolculuğudur aslında. Platon’un deyimiyle, gerçekliğin özünü barındıran bir "idealar dünyası"dır; duyularımızın ötesinde, sezgiyle kavradığımız bir hakikattir. Bu dünyanın gölgeleri arasında dolaşırken, şairin görevi, görünenin ardındaki asıl gerçeği keşfetmek ve onu kendi diliyle yeniden kurmaktır. Çünkü şiir, sadece sözcükler değil, bir bilinç halidir; şairin iç dünyasında yankılanan, beş duyunun algılayamadığı sırları açığa çıkaran bir arayıştır.
Şahin Uçar, *Mâlihulyâ* ile bu arayışın izlerini sürüyor. Daha önce *Şeydâ Divânı* ile klasik şiirimizin geleneksel çizgisinde tanıdığımız şair, bu kez farklı bir sesle karşımıza çıkıyor. Biçimden içeriğe, Doğu’nun derinlikleriyle Batı’nın düşünsel ufkunu harmanlayan bir şiir evreni kuruyor. Geleneksel kalıpları zorlarken, kendi kültürel sınırlarını da aşan bir metafizik sorgulama sunuyor. Şiir, onun için sadece.
Şahin Uçar, *Mâlihulyâ* ile bu arayışın izlerini sürüyor. Daha önce *Şeydâ Divânı* ile klasik şiirimizin geleneksel çizgisinde tanıdığımız şair, bu kez farklı bir sesle karşımıza çıkıyor. Biçimden içeriğe, Doğu’nun derinlikleriyle Batı’nın düşünsel ufkunu harmanlayan bir şiir evreni kuruyor. Geleneksel kalıpları zorlarken, kendi kültürel sınırlarını da aşan bir metafizik sorgulama sunuyor. Şiir, onun için sadece.