Kitap hakkında
Avlunun sessizliğinde, demli çayını höpürdeterek gökyüzüne dalıp gittiğinde, içinden geçen ilk şey "Burada olmamalıydım" oldu. Dikensiz tellerin üzerinde, kara tüyleriyle bir karga beliriverdi ansızın. Gagası kadar uzun kuyruğunu hafifçe sallayarak etrafı süzüyordu. Yirmi gündür gördüğü ilk canlıydı bu; beton duvarların arasında sıkışıp kalan gözler için bir umut ışığı gibi parladı. M.’ye seslendi heyecanla. Çayını yudumlayan adam başını çevirdiğinde, "Gel, gel de gör!" diye ısrar etti. M. de meraklanmıştı; sigarasını elinden bırakmadan koşar adım yaklaştı. İkisi birden tellere takılı kalan o kara kuşa bakakaldılar. Kısa bir anlığına özgürlüğün kokusunu aldılar sanki. Sonra karga kanat çırptı, uzaklaştı. Avluda yalnızca demir parmaklıklar ve sessizlik kaldı geriye. Özgürlüğün ne kadar yakın, ne kadar uzak olduğunu düşündüler bir süre.