Kitap hakkında
Mehmet Akif Ersoy’un düşünce dünyasını şekillendiren temel kaygılarından biri, toplumun içine düştüğü bilgisizlikti. Ona göre, cehalet sadece bireysel bir eksiklik değil, tüm İslam dünyasını saran bir felaketti. "Bu insanlar, eğer gerçekleri görselerdi, uydurma hikâyelere inanır mıydı?" diye sorarken, aydınlanmanın acil bir görev olduğunu vurguluyordu. Akif, medeniyetin ve ilmin öncüleri olarak gördüğü büyüklerin, köy köy dolaşıp halkı aydınlatması gerektiğine inanıyordu. Yabancı misyonerlerin ve kiliselerin çalışmalarına duyduğu hayranlık bile, onların fedakârlık ruhundan kaynaklanıyordu. "Onlar gibi yılmadan, usanmadan mücadele etmeliyiz" diyordu. Bu kitap, Akif’in tartışmalı ve merak uyandıran yönlerini, onun cehaletle savaşma azmini ve aydın sorumluluğuna dair derin düşüncelerini gözler önüne seriyor.