Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRMasa, Bayrak, SandalyeSerhat Çelikel

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Masa, Bayrak, Sandalye PDF Ekitap İndir

Serhat Çelikel · Yazar

2009’da Renkzaman, 2012’de Pencere, 2016’da Karlar Altında Körler Ülkesi adlı kitapları yayımlanan Serhat Çelikel, ikinci romanıyla okur karşısında. Masa, Bayrak, Sandalye bir dostluk hikâyesi. Romanın başkişisi ve anlatıcısı konumundaki Burak’ın, ev arkadaşla...

Sayfa
552
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
İTHAKİ YAYINLARI
ISBN
9786258327052
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

2009’da Renkzaman, 2012’de Pencere, 2016’da Karlar Altında Körler Ülkesi adlı kitapları yayımlanan Serhat Çelikel, ikinci romanıyla okur karşısında. Masa, Bayrak, Sandalye bir dostluk hikâyesi. Romanın başkişisi ve anlatıcısı konumundaki Burak’ın, ev arkadaşları Ece, Cemil ve hem evlerine hem aralarına sonradan dahil olan Yasemin’le yaşadıkları, onlarla birlikte kendini yeniden ve durmadan keşfetme hâli ve dünya üzerindeki her şeyin geçip gidiyor oluşu, bu hikâyenin temel taşlarını oluşturuyor. Roman boyunca paylaşılanların “uçuculuğunu” ise Burak’ın aralıklarla yinelediği cümle temsil ediyor: “Kimseye zararım yok, galiba bu dünyada bir amacım da yok.” Çelikel, kendi hâlinde dört üniversite öğrencisinin hayatında olan biten ufak tefek şeyleri mevsim mevsim anlatırken, önce bu olağan akışı bozan olağandışı olaylara, sonra da romanın var olma sürecine dahil ediyor okuru. Bu duraklar, romanın bir dostluk hikâyesinden fazlası olduğunun kanıtı. "Burak kendisini de taklit etmelerini bekledi fakat henüz aralarına katılmış Yasemin’in bile saçlarını tepesinde topladığı zamanlarda yaptığı bir hareketle dalga geçildikten ve buna gülündükten sonra başka gülünçlüklere geçildi. Kendisini taklit edecek olsa bunun nasıl bir hareket olacağını düşündü, aklına bir şey gelmiyordu. Sürekli kullandığı bir hareket, bir kelime, bir yüz ifadesi düşündü ama böyle bir şey de bulamadı. Bazen karşıdaki nasıl konuşursa, nasıl davranırsa kendisinin de buna hemen uyduğunu, karşısındaki gibi şeyler söyleyip, karşısındakine benzer hareketler yaptığını düşünür ama buna canını sıkmazdı. Burak’ı diğerlerinden ayıran bir şey muhakkak olmalıydı, bir ilginç yan, yalnızca ona has bir şey olmalıydı. ‘Yok,’ diye düşündü. ‘Bu hayatta hiçbir amacım da yok.’"
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗