Kitap hakkında
Meriç Nehri’nin karanlık sularına bakan taş köprünün üzerinde, soğumaya yüz tutmuş bir beden yatıyor. Takım elbiseli adamın alnında tek bir kurşun izi var; gözleri, karşı kıyıdaki köknar ormanına takılı kalmış gibi. Olay yerinde yalnızca kapüşonlu bir siluetin gölgesi seçiliyor, ama sisli havada yüzü belirsizleşiyor. Olayın tek tanığı, bir şeyler gizleyen Başkomiser Tuğrul, katilin nefesini ensesinde hissetmeye başlıyor.
Bu ölüm, birbirinden kopuk hayatları bir araya getirecek: Kurukahve ticaretiyle zenginleşen, aşkını Bogota’da bir Arap kızında bulan koleksiyoner; Afgan dağlarından Avrupa’ya göçmen taşıyan eski bir savaşçı. Tanrı’nın cehennem ateşi önünde son kez düşünmeye çağırdığı insanların hikâyesi, bir cinayetle başlayıp bilinmeyen bir sona doğru akıyor.
Bu ölüm, birbirinden kopuk hayatları bir araya getirecek: Kurukahve ticaretiyle zenginleşen, aşkını Bogota’da bir Arap kızında bulan koleksiyoner; Afgan dağlarından Avrupa’ya göçmen taşıyan eski bir savaşçı. Tanrı’nın cehennem ateşi önünde son kez düşünmeye çağırdığı insanların hikâyesi, bir cinayetle başlayıp bilinmeyen bir sona doğru akıyor.