Kitap hakkında
Yalnızlık, bazen bir sığınak, bazen de içinden çıkılmaz bir kuyu olur. Kimileri için kaçınılmaz bir kader, kimileri içinse bilinçli bir seçimdir. Mavera’nın kahramanı da bu ikilemin tam ortasında durur: yalnızlığına alışmış, hatta onu benimsemişken, bir yandan da içindeki boşluğu dolduramamanın sancısını taşır. Kalabalıkların gürültüsünden uzaklaşmak istese de, huzur bulduğu bu sessizlik zamanla ağırlaşır. Başkalarının varlığı, artık ona bir yük gibi gelir. Kendi içine kapanır, çıkış yollarını kendi elleriyle kapatır; ne var ki bu tünelin sonunun aydınlık olduğuna inanmakta zorlanır. Sevginin peşine düşmek mi, yoksa bu yalnızlığı sonsuza dek kabullenmek mi? İçindeki sesleri susturmaya çalışırken, aslında kendi gerçeğiyle yüzleşmekten kaçtığının farkında değildir. Mavera, yalnızlığın hem dost hem düşman olduğu bir ruhun hikâyesidir.