Kitap hakkında
Kışın son demlerinde, bahçenin sessizliğinde bir an durup geçmişe dalıyorum. Güneş, yazdan kalma bir armağan gibi yüzümü ısıtırken, kayısı ağacının çıplak dallarında Cici Kuş’un tüyleri rüzgârla dans ediyor. Çorbamın sıcaklığı damağımda, ama yüreğimde eksik bir şeyler var. Felix’in gelişini beklerken, Kenan’ın rüzgârlı günlere olan sevgisini anımsıyorum – oysa Sinan sıcağı severdi, gölgede kitap okurken bulutların bile gölgesinden şikayet etmezdi. Bahçenin her köşesi onlarla dolu; Sinan’ın inatla sahiplendiği o köşe, Nefise Hanım’ı oradan kaldırmak için verdiği mücadele... Rüzgâr eserken gözlerim doluyor, sanki onlar da burada, etrafımda dolaşıyorlarmış gibi. Cici Kuş bile Sinan’ı görmüşçesine hüzünleniyor. Felix ise benden yüreğimde ona bir yer istiyor. Dağınık parçalarımla nasıl toparlanacağımı bilemiyorum.