Kitap hakkında
Evdeki sessizlik, radyonun etrafında örülmüştü sanki. Babası uzaklarda, Ankara’nın sesini duyabilsin diye odada nefes almak bile yasaktı neredeyse. Babaannesi ise Arapça ve Farsça yayınları dinleyerek dünyanın nabzını tutmaya çalışıyordu; savaşın gidişatı, zaferler, yenilgiler... Almanların mağlubiyetini de o anlarda öğrendiler işte. Her şey, o küçük kutunun içinden dökülen kelimelerle şekilleniyordu: umutlar, korkular, bekleyişler. Mektupların yazıldığı masada, radyonun cızırtılı sesi eşliğinde, geçmişin izleriyle gelecek arasında bir köprü kuruluyordu. Sessizlik, sadece bir boşluk değil, içinde sakladığı hikâyelerle dolu bir bekleyişti.