Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRMelekler EviGöksel Yılmaz

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Melekler Evi PDF Ekitap İndir

Göksel Yılmaz · Yazar

Bedenlerimize bir türlü sığmayan insan ruhu; yarı geçirgen zarının keskin ama şekilsiz sınırlarıyla, sanki ortadan yarılıp, ikiye bölünmüştü de; kardeşlerden küçüğü tüm iyiliği, tüm yumuşaklığı ve hüznü alırken, büyüğüne insana ait karanlık duyguların hepsi bi...

Sayfa
320
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
AYRINTI YAYINLARI
ISBN
9789755396200
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Bedenlerimize bir türlü sığmayan insan ruhu; yarı geçirgen zarının keskin ama şekilsiz sınırlarıyla, sanki ortadan yarılıp, ikiye bölünmüştü de; kardeşlerden küçüğü tüm iyiliği, tüm yumuşaklığı ve hüznü alırken, büyüğüne insana ait karanlık duyguların hepsi birden kalmıştı. Göksel Yılmaz 2004 yılında yayımlanan ilk romanı Tanrının Zamanı ile hem yazarlık becerisini hem farklı arayışların peşinde olduğunu kanıtlamıştı. Uzun bir aradan sonra tamamladığı ikinci romanı Melekler Evi’nde insanı kötülüğe sürükleyen tutkuların, karanlık duyguların izini sürerken çağdaş bir Faust hikâyesi anlatıyor. Aslında Faust’u tersyüz eden bu yorum bir modernizm eleştirisi olarak da okunabilir. Göksel Yılmaz’ın mimari tasarımlarıyla gotik bir atmosfere bürünen Melekler Evi toplumun ahlak, moral ve değer yargılarıyla kuşatılmış bireyin çarpıtılmış arzularını sergiliyor. Bu kitapta, dehşetin verdiği yaratıcılığın, yaratarak erişilecek ölümsüzlüğün peşinde koşan roman kahramanlarının çırpınışlarını polisiye bir kurguyla işleyen çok katmanlı bir metin bulacaksınız. Düştüğü yeri yakan ateşler gördüm. Bu ateşlerle sönen hayatlar gördüm. Günlük hayatımızın hayhuyu arasına sıkışıp kalmış haberler insanın bir bir üzerine gelince bunca kötülükle baş etmenin imkânsızlığını hissettim. Acılarla dolu dünyalar gördüm. Gördükçe, iyiliğin değil, kötülüğün insanı basitleştirmesi gerektiğini düşündüm. Cinayetler akıyordu sayfaların arasından. Bir erkekle elele gezdi diye kızını elleriyle boğan babalar, üzerine üçüncü kumayı getirmeye hazırlanan kocasını iki kaşının ortasından tek kurşunla vuran kadınlar, kız arkadaşının boğazını nalburdan yeni alınmış testereyle kıtır kıtır kesen gencecik çocuklar gördüm. Hiçbiri ama hiçbiri bir dehşetin ötesinde farklı bir duygu uyandırmıyordu bende. Bütün cinayetler hem öylesine ürkütücü, hem de öylesine zavallıcaydı ki, bir şeye ilham vermedikleri belliydi. Ölüm yalnızca ölümdü. Kötülük yalnızca kötülük. Basitti. Sıradandı, o kadar.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗