Kitap hakkında
Turgut Baygın’ın şiirleri, yaşamın acı tatlı izlerini sessiz bir isyanla dokur. İlk olarak incirin, zeytinin kokusuyla tanışırız; ardından yüzler, mekanlar, akan sular gelir peş peşe. Bir anne yitirilir, geride kalanlar evin, anıların, geleceğin ağırlığı altında ezilir. Gökyüzü boşluğu dolduramaz, deniz bile susar. Mevsimler değişir, ama içimizdeki boşluk aynı kalır. Sözcükler yeni anlamlar kazanır: "düğüm", "çürüyen gün", "tiril tiril gece". Önce şairler yaralanır, sonra herkes.
Yıllar geçer, hayatın yolu Gezi’ye çıkar. Coplar, gazlar, su topları gençliğin omurgasına iner. Ama şiir yenilmez; her acıda, her kayıpta yeni bir dil bulur kendine. Mendil Dağ ve Başka Şeyler, işte bu dönemin izlerini taşır: "Mendilim, göz hakkım. Acıyı katladım. Sol cebimde." Kırık dökük bir hayatın, direnmenin ve umudun şiiridir bu sayfalar.
Yıllar geçer, hayatın yolu Gezi’ye çıkar. Coplar, gazlar, su topları gençliğin omurgasına iner. Ama şiir yenilmez; her acıda, her kayıpta yeni bir dil bulur kendine. Mendil Dağ ve Başka Şeyler, işte bu dönemin izlerini taşır: "Mendilim, göz hakkım. Acıyı katladım. Sol cebimde." Kırık dökük bir hayatın, direnmenin ve umudun şiiridir bu sayfalar.