Kitap hakkında
Osmanlı topraklarında tasavvuf, yalnızca manevi bir arayış değil, toplumsal hayatın da ayrılmaz bir parçasıydı. İstanbul’un son dönemlerinde bile yüzlerce tekke ve dergahın faaliyet göstermesi, bu etkinin boyutlarını gözler önüne serer. Mustafa Kara’nın çalışması, tarikatların ve tasavvuf düşüncesinin tarihsel serüvenini mercek altına alırken, kavramların derinliğine iniyor. Özellikle edebi metinlerden seçilen örneklerle zenginleştirilen bu eser, soyut terimleri somutlaştırarak konuyu daha anlaşılır kılıyor. Hem akademik bir bakış hem de edebi bir duyarlılık taşıyan kitap, Osmanlı’nın ruhani dünyasına açılan bir kapı niteliğinde.