Kitap hakkında
Günler geçtikçe hasretin ağırlığına daha fazla dayanamaz oldu yüreği. Artık suskunluğun, bu bitmeyen bekleyişin tek sığınak olduğunu kabullenmişti. Gözleri, kışın ardında kaybolan güneşi aramaktan vazgeçmiş, umutlarını bir bir söndürmüştü. Sevdiği adamın sesi, bir zamanlar şiirleri fısıldayan o tını, şimdi yalnızca boş bir yankı gibi geliyordu kulaklarına. Kalbindeki çatlaklardan sızan özlemi durdurmak için yaralarını sıkıca sarmış, kendini karanlığa bırakmıştı. O gece, dilek mumlarının alevleri parmaklarını yakarken, içindeki son umut kırıntıları da sönüp gitmişti.
Onun gözlerinde aradığı minicik bir umut bile yoktu artık. Yüzündeki ifadesizlik, ellerinin soğukluğu kadar gerçekti. Sevmenin getirdiği acıya daha fazla tanıklık edemeyecek kadar yorgundu. Gözlerinin içine son bir kez bakarken, kendini kaybetmişti belki de. Ama orada, o bomboş bakışların ardında, aradığını bulamamıştı. Kararını vermişti.
Onun gözlerinde aradığı minicik bir umut bile yoktu artık. Yüzündeki ifadesizlik, ellerinin soğukluğu kadar gerçekti. Sevmenin getirdiği acıya daha fazla tanıklık edemeyecek kadar yorgundu. Gözlerinin içine son bir kez bakarken, kendini kaybetmişti belki de. Ama orada, o bomboş bakışların ardında, aradığını bulamamıştı. Kararını vermişti.