Kitap hakkında
Srebrenitsa, yazar için bir doğum yeri değil, bir duruşun adıdır. Coğrafya değil, seçilmiş bir kimlik; sessiz kalınan yerler yerine, cesaretin sesi olmayı tercih ettiği bir toprak. Hayatın başlangıcıyla değil, sonuyla anlam kazanan bir hikâye anlatır bu kitap: Ölümün gölgesinde, insanın neye inandığını ve hangi kararların peşinden gittiğini gösteren bir ayna. Her satır, gerçeğin peşindeki bir yolculuk gibi ilerler; sözcükler titrer, imgeler sarsar, diyaloglar ise suskunluğun bile konuşamadığı hakikatleri haykırır. Okur, sayfalar arasında nefesini tutar; çünkü burada her ayrıntı, sadece anlatılmakla kalmaz, yaşanır. Sıradan bir anı değil, bir hesaplaşma, bir itiraf, bir direniş sunar yazar. Ve belki de en önemlisi, unutulmaması gerekeni hatırlatır: Bazı yerler, sadece öldüğümüzde değil, nasıl yaşadığımızla da hatırlanır.