Kitap hakkında
Osmanlı İmparatorluğu’nda gayrimüslim tebaanın yönetimi, sıkça "millet sistemi" olarak adlandırılsa da bu kavramın gerçekliği tartışmalıdır. Tanzimat öncesi ve sonrasında sistemli bir düzenlemeden söz etmek güçtür; aksine, yüzyıllar boyunca süregelen bir gelenek, devletin bu alandaki tutumunu şekillendirmiştir. Fethedilen bölgelerde mevcut dini ve idari yapıların korunması ilkesi, Osmanlı’nın temel yaklaşımını oluşturur. Şeriatın çizdiği sınırlar içinde, ona aykırı olmayan yeni yorumlarla bu gelenek canlı tutulmuş, hatta Birinci Dünya Savaşı’na kadar sürdürülmüştür.
Canan Seyfeli’nin çalışması, bu yaygın kabulü sorgulayarak Osmanlı’nın gayrimüslimleri yönetme biçiminin aslında ne kadar esnek ve dinamik olduğunu ortaya koyuyor. Rum ve Ermeni patrikhanelerinin idari süreçlerini, devlet salnameleri üzerinden inceleyen eser, "millet sistemi" kavramının ötesine geçerek, imparatorluğun çok katmanlı yapısını.
Canan Seyfeli’nin çalışması, bu yaygın kabulü sorgulayarak Osmanlı’nın gayrimüslimleri yönetme biçiminin aslında ne kadar esnek ve dinamik olduğunu ortaya koyuyor. Rum ve Ermeni patrikhanelerinin idari süreçlerini, devlet salnameleri üzerinden inceleyen eser, "millet sistemi" kavramının ötesine geçerek, imparatorluğun çok katmanlı yapısını.