Kitap hakkında
17. yüzyıl Osmanlı tarihinin en çarpıcı seferlerinden biri, Bağdat’ın fethine tanıklık eden bu nadide eserle gün yüzüne çıkıyor. IV. Murad’ın 1638’deki zaferini, o dönemin canlı seslerinden biri olan Kadî-zade Ahmed Çelebi’nin kaleminden okumak, adeta savaş meydanlarının tozunu hissetmek demek. Mısırlı bir divan çavuşunun gözünden aktarılan bu fetihname, sadece askeri bir başarıyı değil, dönemin siyasi atmosferini, saray entrikalarını ve seferin arka planındaki stratejik hesapları da gözler önüne seriyor.
Kısa ama yoğun anlatımıyla dikkat çeken eser, dönemin dil ve üslubunu koruyarak tarih meraklılarına benzersiz bir bakış açısı sunuyor. Belgelerle desteklenen bu metin, Osmanlı’nın askeri ve idari yapısına dair ipuçları verirken, aynı zamanda bir fetih anlatısının nasıl kurgulandığını da gösteriyor. Tarihin tozlu sayfalarına ışık tutan bu çalışma, meraklısına unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor.
Kısa ama yoğun anlatımıyla dikkat çeken eser, dönemin dil ve üslubunu koruyarak tarih meraklılarına benzersiz bir bakış açısı sunuyor. Belgelerle desteklenen bu metin, Osmanlı’nın askeri ve idari yapısına dair ipuçları verirken, aynı zamanda bir fetih anlatısının nasıl kurgulandığını da gösteriyor. Tarihin tozlu sayfalarına ışık tutan bu çalışma, meraklısına unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor.