Kitap hakkında
Osmanlı'nın derinliklerinden süzülen bu eserde, bir müminin günlük ibadetlerini yerine getirirken içinden geçenleri, ahiret kaygılarını ve manevi hesaplaşmalarını anlatıyor. Abdest alırken kabirden kalkıyormuş gibi ürperen, camiye adım attığında mahşerin izdihamını hisseden, namazda imamın arkasında saf tutarken cennet ve cehennem arasında bocalayan bir ruhun sesi bu. Müezzinin kametiyle birlikte zihninde beliren sorular: Acaba ibadetleri kabul görecek mi, yoksa boşa mı gidecek? Kıldığı namaz, ahirette başına taç mı olur, yoksa yüzüne çarpılacak bir yük mü? Her satır, insanın ölümle, hesap günüyle ve yaratıcısıyla olan ilişkisini sorgulatan bir ayna gibi. Dini hassasiyetlerin, korkuların ve umutların iç içe geçtiği bu metin, ibadetin sadece bir ritüel değil, aynı zamanda bir vicdan muhasebesi olduğunu hatırlatıyor.