Kitap hakkında
Demet, kendini sevmekle yetinmeyen, iç dünyasının derinliklerinde bir yoldaş arayan bir kadın. Tıpkı Narkissos gibi kendi yansımasına kapılmasa da, ruhundaki boşluğu dolduracak, düşüncelerini paylaşacak birini özlüyor. Yalnızca bedensel uyum değil, zihinsel bir bağın peşinde; yeniden yaralanmak istemiyor. Erkekleri severken bile, onlara duyduğu sevgi karmaşık bir dans gibi: sarılmanın sıcaklığı, sabah bakışmalarının samimiyeti, uzaktan izlemenin gizemi, arada bir dokunmanın heyecanı... Yağmurun ardından topraktan yükselen koku gibi, erkeklere özgü kokular bile ona huzur veriyor. Yine de, çoğu kadını evliliğe sürükleyen o "uyku saati" geldiğinde, Demet’in aklına hep kuşkular doluşuyor. Acaba gerçek bir birliktelik kurabilecek mi, yoksa yine yalnız mı kalacak? İçindeki ses, "Benzer bir ruhla karşılaşsam, onunla yürür müydüm?" diye fısıldıyor durmadan.