Kitap hakkında
Ruanda’daki soykırım, yalnızca tarihin karanlık bir sayfası değil, aynı zamanda modern devletlerin iktidar mekanizmalarıyla nasıl vahşi sonuçlar üretebileceğini gösteren çarpıcı bir örnek. Ebru Çoban Öztürk, bu çalışmasında biyoiktidar kavramı üzerinden yola çıkarak, devletin yaşam ve ölüm üzerindeki kontrolünün sınırlarını sorguluyor. 1994’te yaşanan trajediyi, Foucault’un teorik çerçevesiyle harmanlayarak, sistematik şiddetin nasıl meşrulaştırıldığını ve toplumsal kırılmaların nasıl derinleştiğini irdeliyor.
Kitap, Ruanda’daki etnik ayrımcılığın kökenlerinden başlayarak, soykırımın hazırlık sürecini, uluslararası toplumun sessizliğini ve devlet aygıtının rolünü detaylı bir şekilde ele alıyor. Belgeler, tanıklıklar ve analizlerle desteklenen bu inceleme, iktidarın mikro düzeydeki işleyişini gözler önüne sererken, benzer felaketlerin tekrarını önlemek adına uyarıcı bir perspektif sunuyor. Tarihin tozlu.
Kitap, Ruanda’daki etnik ayrımcılığın kökenlerinden başlayarak, soykırımın hazırlık sürecini, uluslararası toplumun sessizliğini ve devlet aygıtının rolünü detaylı bir şekilde ele alıyor. Belgeler, tanıklıklar ve analizlerle desteklenen bu inceleme, iktidarın mikro düzeydeki işleyişini gözler önüne sererken, benzer felaketlerin tekrarını önlemek adına uyarıcı bir perspektif sunuyor. Tarihin tozlu.