Kitap hakkında
Sevgili gittiğinde geride kalanlar, bir enkazdan çok öte; paramparça bir ruhun yankılarıdır. Masada devrilmiş şarap kadehleri, yarım kalmış bir kahvaltının soğuk beyaz peyniri, limon kabuklarının buruk kokusu... Hepsi, onsuzluğun ilk işaretleri. Adını anmak, bir bıçak gibi saplanıyor yüreğe; her hece, bir intihar notu sanki. Sokakta koşan yalın ayak çocuğun öksüz bakışları, ayazda titreyen ciğerlerin hırıltısı, karanlıkta kaybolan bir sevdanın kör edici yalnızlığı... Hepsi onun yokluğunda anlam kazanıyor.
Geceler artık yıldızsız, şairin dizeleri suskun. Unutulmuş kadınların tenlerinde aranan teselli, sadece geçici bir avuntu. Gözleri cennet kadar güzel olan o sevgili, gittiğinde ardında bıraktığı her şey, bir muamma gibi çözülemez kalıyor. Acı, zamanla değil; anılarla büyüyor. Ve her hatırlayış, yeniden ölmek demek.
Geceler artık yıldızsız, şairin dizeleri suskun. Unutulmuş kadınların tenlerinde aranan teselli, sadece geçici bir avuntu. Gözleri cennet kadar güzel olan o sevgili, gittiğinde ardında bıraktığı her şey, bir muamma gibi çözülemez kalıyor. Acı, zamanla değil; anılarla büyüyor. Ve her hatırlayış, yeniden ölmek demek.