Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRMübadele ÖyküleriBilinmeyen

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Mübadele Öyküleri PDF Ekitap İndir

Bilinmeyen · Yazar

"Mübadele" sözcüğünü ilk ne zaman duyduğumu anımsayamıyorum. Dinlemeyi, anlamayı öğrendiğim günden beri hep duyduğum bir sözcüktü. Ailem bütünüyle "mübadil"di çünkü. Babam Girit'in Resmo şehrinde doğmuştu. Mübadele olunca bir yaşındayken ailesiyle birlikte Ayv...

Sayfa
296
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
LOZAN MÜBADİLLERİ VAKFI
ISBN
9789759790592
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

"Mübadele" sözcüğünü ilk ne zaman duyduğumu anımsayamıyorum. Dinlemeyi, anlamayı öğrendiğim günden beri hep duyduğum bir sözcüktü. Ailem bütünüyle "mübadil"di çünkü. Babam Girit'in Resmo şehrinde doğmuştu. Mübadele olunca bir yaşındayken ailesiyle birlikte Ayvalık'a gelmişti. Anne tarafım da mübadildi. Onlar da Midilli'deki bağlarını bahçelerini bırakarak gelmek zorunda kalmışlardı. Midilli'den gelenlerin Türkiye'deki yaşamlarının daha kolay olduğunu sonra sonra anladım. Dil sorunları yoktu. Epeyce farklılaşmış olsa da konuştukları dil Türkçeydi. Aralarında, adadaki Rumlarla doğrudan ilişki içinde olanlar dışında Rumca bilen bile yoktu. Ama Girit'ten gelenler... Onlar Türkçe tek sözcük bilmiyorlardı. Analarından öğrendikleri, anadili olarak benimsedikleri dil, onları anayurtlarına en fazla yabancılaştıran şey oldu. Haklarını arayamadılar, dertlerini anlatamadılar. Mübadeleden çok sonra, yeni topraklarına alıştıklarını, Türkçeyi öğrendiklerini varsaydığımız dönemde yaşanmış bir olay, yıllar yılı fıkra diye anlatıldı Giritli mübadiller arasında. Kendi yaşadıklarına kendileri güldüler. Komşusuna ait öküzlerin, tarlasındaki bütün yulafı yediğini gören Giritli, hemen tüfeğine davranmış. Öküzleri öldürecek, belki komşusunu da. "Aman," demiş arkadaşı. "Elini kana bulama. Mahkemeye ver. Hakkını mahkemede ara." Giritli köylü de "Peki," deyip mahkemeye başvurmuş. Dava görülmeye başlandığında hakime sormuş: "Turçika anlatayim hakim efendi, yi Rumca?" "Türkçe anlat." demiş hakim. O da pek güvendiği Türkçesiyle anlatmaya başlamış: "Kaçimadana yukari ektim iki pezula tayi." Ama kendisini olayın heyecanına kaptırınca anadiline dönüvermiş: "Çe bikane tu Barbastali ta vuya ke lena fikane yale tu kuçi." Hakime verdiği sözü ancak olayı anlattıktan sonra anımsamış: "Hakkimi isterim haçim efendi."
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗