Kitap hakkında
1911 yılında, İtalya'nın gözünü diktiği Trablusgarp, Osmanlı'nın Kuzey Afrika'daki son kalesiydi. Roma'nın ültimatomuna ret cevabı verilince savaş kaçınılmaz hale geldi. İstanbul'dan uzaklığı, İngiliz işgali altındaki Mısır'ın varlığı ve deniz gücündeki eksiklikler, bu toprakları savunmayı neredeyse imkansız kılıyordu. Yine de Enver Bey, Mustafa Kemal, Eşref Kuşçubaşı gibi İttihatçı subaylar, gizlice bölgeye sızıp yerel halkı örgütledi. Senusi aşiretleriyle omuz omuza savaşan bu gönüllüler, İtalyan kuvvetlerini kıyı şeridine sıkıştırdı.
Bu direnişin sessiz kahramanlarından biri de Bahriye Yüzbaşısı Muhyiddin Hasan Bey'di. Savaş meydanlarından kaleme aldığı mektuplar, cephe gerisindeki çetin koşulları, yerel halkla kurulan bağları ve umutsuzluğa rağmen sürdürülen mücadeleyi samimi bir dille anlatıyor. Kayıtlara geçen bu belgeler, Trablusgarp'ın unutulmuş savunmasının insani yüzünü gözler önüne seriyor.
Bu direnişin sessiz kahramanlarından biri de Bahriye Yüzbaşısı Muhyiddin Hasan Bey'di. Savaş meydanlarından kaleme aldığı mektuplar, cephe gerisindeki çetin koşulları, yerel halkla kurulan bağları ve umutsuzluğa rağmen sürdürülen mücadeleyi samimi bir dille anlatıyor. Kayıtlara geçen bu belgeler, Trablusgarp'ın unutulmuş savunmasının insani yüzünü gözler önüne seriyor.