Kitap hakkında
Muhsin, bir buçuk yıldır konuşmadığı arkadaşının yüreğinde kopan fırtınayı tahmin bile edemezdi. Bilinmeyenler, insanın içini aydınlatan yıldızlar gibi uzaktan parlar; bildikleriyse, karanlıkta titreşen bir mumun titrek ışığına sıkışıp kalırdı. Cemal Han'ın sözleri zihninde yankılanır: *"Aşk üzülmez..."* Boğazına takılan bir şeyler vardı. Birini incittiğinin farkındaydı artık. Tanımadığı bir duygu, içini kemirmeye başlamıştı ki, etraftaki gençlerin gürültüsü düşüncelerini dağıttı. Hücrede geçen günler, her ikisi için de sessiz bir inzivaya dönüşmüştü; kitaplar, yazılar, kendi iç dünyalarına kapanış... Ama arada bir, *"Neden böyle olduk?"* sorusu havada asılı kalır, tartışma sertleştiğinde solcu arkadaşı günlerce surat asar, konuşmazdı. İlişkileri, kopan bir ipin ucunda sallanan ağırlık gibiydi.