Kitap hakkında
19. yüzyıl Rusya’sının ücra köylerinden birinde, eski inançlarına sıkı sıkıya bağlı bir grup taş ustası, el emeğiyle geçimini sağlar. Ustalıkları dillere destandır, fakat mezheplerinden ötürü dışlandıkları için her adımlarını dikkatle atarlar. Onları ayakta tutan tek şey, kutsal ikonaları –özellikle de melek tasviri– ve bu imgelerin sunduğu manevi güçtür. Ne var ki aralarından birinin açgözlülüğü, her şeyi altüst eder. Paraya duyulan hırs, yıllarca gizli saklı sürdürdükleri yaşamlarını tehlikeye atar; en değerli ikonaları, kilise yetkililerinin eline geçer. Artık sadece inançları değil, varoluşları da tehdit altındadır. Nikolay Leskov, bu kısa ama derinlikli öyküde, resmi dinle halk inancı arasındaki gerilimi, ikonaların sanatsal ve ruhani değerini, toplumsal baskının bireyler üzerindeki acımasız etkisini ustaca işliyor. Geleneklerin, ihanetlerin ve umudun kesiştiği bu yolculukta, kaybedilenin sadece bir resim olmadığını görüyoruz.