Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRMukaddime-İ HarabatZiya Paşa

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Mukaddime-İ Harabat PDF Ekitap İndir

Ziya Paşa · Yazar

Harâbât, Ziyâ Paşa’nın Türk, Arap ve Acem şairlerinden seçme şiirlerle meydana getirdiği üç ciltlik antoloji eseridir. O dönemde eserlerin ön sözlerinde dil, edebiyat, tiyatro, sanat gibi konular üzerine fikir beyan etmek modaydı. Bu sebeple bazı eserlerin ön...

Sayfa
88
Kategori
Roman
Yayın tarihi
2021-08-27
Yayınevi
BERİKAN YAYINEVİ
ISBN
9786257254977
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Roman ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Harâbât, Ziyâ Paşa’nın Türk, Arap ve Acem şairlerinden seçme şiirlerle meydana getirdiği üç ciltlik antoloji eseridir. O dönemde eserlerin ön sözlerinde dil, edebiyat, tiyatro, sanat gibi konular üzerine fikir beyan etmek modaydı. Bu sebeple bazı eserlerin ön sözünün şöhreti, eserin kendisini dahi aşmıştır. Ziyâ Paşa da Harâbât’ın ilk sayfalarına böyle bir mukaddime iliştirmiştir. Bu ön söz Harâbât neşredildikten sonra da müstakil bir kitap olarak ayrıca basılan Mukaddime-i Harâbât’tır. Burada Ziyâ Paşa dil ve edebiyatla alakalı çok mühim sözler sarf etmiş, eski edebiyatı ve eski edebiyatın mazmunlarını, abartılı teşbihlerini, ağır dilini övmüştür. Ziyâ Paşa’nın edebiyatta, sanatta yenileşme hareketine aykırı bir tavır ile eski edebiyatı övmesi, bilhassa Namık Kemal tarafından çok ağır bir itiraza uğramasıyla neticelenmiştir. Hâlbuki Mukaddime-i Harâbât’ta yazdıklarının aksine Hürriyet gazetesinde neşredilen “Şiir ve İnşâ” makalesinde daha farklı fikirlere rast geliyoruz. Hiç şüphe yok ki “Şiir ve İnşâ” makalesinde ilan edilen fikirler Türk dili ve edebiyatı açısından çok mühim bir basamaktır. Türk dilinin Arapça ve Farsça kelimelerle anlaşılamaz bir hâle geldiğini, her kâtibin farklı imlalar kullanmasından dolayı yazıda da büyük bir karmaşanın doğduğunu, bir mektup dahi yazılamaz hâle geldiğini anlatmaktadır. Buna çare olarak İstanbul çevresinde ve Anadolu’da konuşulan dile dönmemiz gerektiğini söylemektedir. Hatta daha da ileriye giderek aruzun yanında garip kalmış bizim o öksüz hecemizi güzel sözlerle övmektedir. Bu çalışma da hatasıyla doğrusuyla Türk tarihinin ve Türk düşünce hayatının büyük adamlarından Ziyâ Paşa’nın bu iki mühim yazısını Latin kökenli Türk alfabesine aktarmakta ve müstakil bir kitap hâlinde sunmaktadır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗