Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRNakışlı CezveFatma Bacara Çağlayan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Nakışlı Cezve PDF Ekitap İndir

Fatma Bacara Çağlayan · Yazar

Daha çok öykücü yanını biliyoruz Fatma Bacara Çağlayan’ın. Okuduğum öyküleri, Doğu’nun otantik insanının gündelik hayatından sevinçler, kederler, coşkular taşıyan öykülerdi. Çocukluğundan getirdiği destanlar, meseller, nağılların (masallar) sesleriyle yoğruldu...

Sayfa
164
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
KURGU KÜLTÜR MERKEZİ
ISBN
9786059257886
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Daha çok öykücü yanını biliyoruz Fatma Bacara Çağlayan’ın. Okuduğum öyküleri, Doğu’nun otantik insanının gündelik hayatından sevinçler, kederler, coşkular taşıyan öykülerdi. Çocukluğundan getirdiği destanlar, meseller, nağılların (masallar) sesleriyle yoğrulduğunu hemen ele veren ve o kültüre yoğunlaşmış bir anlatıcının varlığını hemen duyumsatan öyküler... Şiirlerindeki ses de geleneksel şiirimizin önemli duraklarına uğradığını, o duraklarda uzunca oyalandığını ve şiirlerini o duraklardan hareketle kurduğunu gösteriyor. Bu, önemli. Hayatın içinden söylediği sözler, sıcak ve sahici bir insanın, yeni yüzyıla ve haksızlıklara çığlığı gibi... İnancım şu ki Fatma Bacara Çağlayan'ın, bu duygu ve birikim zenginliği önümüzdeki zaman içinde mazlumlar, düşkünler, yolda kalmışların yoldaşı olacak. Okuyacağınız öyküler/şiirler, sahici bir insanın geleceğe gönderdiği naiv birer feryatdır. Az şey mi bu? Yokluğum onu çok telaşlandırmış, yaşlı kalbi heyecanlanmıştı. Kaybetme korkusunu taşıyan elleri titriyordu. Tekrar tekrar baktı aynı yere, sonra bir alt rafa ve sonra bir üst rafa baktı. Yoktu. İlerleyen yaşı ona bir oyun mu ediyordu? Aklını zorluyor, yokluyordu. Acaba başka bir yere mi koymuştu yoksa satmış mıydı? Son anılarında böyle bir sahne yoktu. Gidişim ona eski bir sevdanın varlığını hatırlatmıştı. Bırakıldığım yerde olmamam yok olduğumun belirtisi değil miydi? Belki eski bir eşya olarak başka bir yere konmuş olabilirdim. Bunu nerden bilecekti ki? Sonuçta başkaları için sıradan bir cezveydim işte. Sadece kusursuz derecedeki o albenili oymalarım ve renklerim olmasaydı eskiyip gidenlerin arasına atılacaktım. Şunu biliyordum ki Şaban Efendi için unutulmaz bir anının en derin sembollerinden biri olarak, onu kaybolmakla yaralamıştım.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗