Kitap hakkında
Nâr-ı Hicrân Olur da, merak eder, ararsan şayet; beni, Boynu bükük mısraların, sessiz harflerinde Hazin şiirlerin, kırgın, yorgun cümlelerinde Unutulan sokakların, tenha ıssız köşelerinde Rüzgârın iniltisinde, yağmurun her tanesinde Dinlediğin, her ayrılık şarkısının nağmesinde Sahil de, uçan her martının, dalganın sesinde Baktığın, gördüğün, her zerrenin gölgesinde Unuttuğunu unutup, her aklına düşüşlerinde Yalnızken, üzgün kederli zoraki gülüşlerinde Belki ansızın hayâllerin de, bazan düşlerinde Sensizlik te kaybolmuş bir hâl üzere, bulursun. Hattat-ı Hayâl *** Şüphesiz, bir gün hak vaki olduğunda Ömrümden sessizce bırakıp gidersem Duyarsan, ağlamayıp üzülme olur mu Unutmadım, sana da bir miras bıraktım. Bu, ne altın, ne cevher, ne inci mercandır Tek, sana bıraktığım, bu Nâr-ı Hicrân’dır. Hattat-ı Hayâl