Kitap hakkında
1926 yılında Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınmış bu özel derleme, Nasreddin Hoca’nın bilinen nüktelerinin yanı sıra, yazılı kaynaklarda pek rastlanmayan, halk arasında dilden dile aktarılmış özgün fıkralarını da bir araya getiriyor. Yüzden fazla çizimle süslenmiş sayfalarında, dört yüzü aşan hikâye, Hoca’nın zekâsını, espri anlayışını ve zamanın sosyal dokusunu yansıtan bir ayna sunuyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Mahmut Bey Matbaası’nda basılan eser, kültür mirasımızın eşsiz bir parçası olarak günümüze ulaşmış. Orijinal baskının titizlikle korunarak okurla buluşturulması, geçmişle bağlarımızı tazeliyor. Ön sözünde eserin detaylarına dair bilgiler de yer alıyor.