Kitap hakkında
Üç yüz yıldır ne kökeni anlaşılabilmiş ne de kesin bir çaresi bulunabilmiş şizofreninin gölgesinde, tıp dünyası belki de yeni bir ruhsal bozuklukla karşı karşıya. Samir Hamzaoğulları, bu kez kurmacanın sınırlarını zorlayarak, gerçeklikle hayalin iç içe geçtiği bir vakayı kaleme alıyor. Romanın merkezindeki Yakup, öylesine derin ve yıkıcı travmalarla boğuşuyor ki, onu tedavi etmeye çalışan Psikiyatr Prof. Dr. Nesrin Güven, sonunda karşısında alışılagelmiş hiçbir tanıya uymayan bir tablo buluyor. Bu gizemli duruma, kendince bir isim veriyor: *Nerfoziş*.
Senaryo yazarı kimliğinin de etkisiyle Hamzaoğulları, olayları öyle canlı ve etkileyici bir dille aktarıyor ki, satırlar adeta gözünüzün önünde bir film şeridi gibi akıyor. Her sayfada beklemediğiniz bir dönemeçle karşılaşırken, gerçekle yanılsamanın sınırları bulanıklaşıyor. Psikiyatrın odasında süzülen sessizlik, camlara vuran ışık, parmaklarının.
Senaryo yazarı kimliğinin de etkisiyle Hamzaoğulları, olayları öyle canlı ve etkileyici bir dille aktarıyor ki, satırlar adeta gözünüzün önünde bir film şeridi gibi akıyor. Her sayfada beklemediğiniz bir dönemeçle karşılaşırken, gerçekle yanılsamanın sınırları bulanıklaşıyor. Psikiyatrın odasında süzülen sessizlik, camlara vuran ışık, parmaklarının.