Kitap hakkında
15. yüzyıl Türkistan'ında, sözün büyülü gücüyle hayat bulan bir deha: Ali Şir Nevai. Onun için şiir, sancılı bir doğum gibiydi; kalbinde filizlenen her dize, bedenini titretse de ruhunu coştururdu. Sözcükler onun ellerinde sihirli bir değnek olur, en karmaşık duyguları, en ince düşünceleri göz alıcı bir ışıkla görünür kılardı. Bir damlada okyanusları dalgalandıran, bir kıvılcımdan güneşler yaratan bu usta, sevgiden hayat, sıradanlıktan destanlar yaratırdı. Yüzyılların birikimini sırtlanmış bir şairdi o; Türk, Arap ve İran kültürünün derinliklerinden beslenerek, onların ebedi ruhunu şiirine taşıdı.
1942'de, savaşın gölgesinde yazılan bu roman, Nevai'nin yaşamını merkeze alarak Türkistan'ın altın çağını, şairin insana ve dünyaya bakışını, mücadelesini ve yarattığı medeniyeti anlatıyor. Sözün büyüsüyle örülen bir hayatın, zamanın tozlu sayfalarında nasıl parladığını keşfetmek için...
1942'de, savaşın gölgesinde yazılan bu roman, Nevai'nin yaşamını merkeze alarak Türkistan'ın altın çağını, şairin insana ve dünyaya bakışını, mücadelesini ve yarattığı medeniyeti anlatıyor. Sözün büyüsüyle örülen bir hayatın, zamanın tozlu sayfalarında nasıl parladığını keşfetmek için...