Kitap hakkında
Uzak bir şehirde, içindeki çocukluğun sesi yavaş yavaş solarken buluyor kendini anlatıcı. Bir zamanlar güleç yüzlü, koşan, özgür bir çocuktu; atların peşinden dört nala gider, güvercinlere tuzak kurmaz, kuşların yuvalarını yıkmadan geçerdi. Şimdiyse o günlerin izleri silinmiş, dilinin altında sakladığı masumiyet bir hatıraya dönüşmüş. Memleketini düşündükçe omuzlarına çöken ağırlık, dalından koparılmış bir yaprak gibi savrulmasına neden oluyor. Eylül sokaklarında sürüklenen gençliği, yiğit yüreklere asılıp kalmış bir hayal gibi. Gözlerini bağ bozumuna, ömrünün yıkımına dikmiş; gün uzadıkça anılar da eriyor, geriye yalnızlığın derin izleri kalıyor. Kırık bir aynadan yansıyan geçmiş, şimdide sessizce ağlıyor.