Kitap hakkında
Yağmurun sesi düşer önce, ardından ıslak toprak kokusu sarar her yanı. Gecenin karanlığında gölgelerimizle baş başa kalırız; başımızı göğe çevirdiğimizde o sonsuz mavilik, yere eğdiğimizde ise kanayan bir yürek gibi atan toprak karşılar bizi. Uzaklardan gelen serinlik, bir yangını andırsa da, aslında yanlış bir algıdır – topal bir çocuğun bakışları gibi yanıltıcı. Bir an gelir, içimizdeki aynaları saklarız gözlerimizin derinliklerinde, toplanırız sessizce. Ve işte o zaman başlar her şey: Çözülemez bir kuşun kanat çırpması gibi, içimizde uçuşur ışık ve sessizlik.