Kitap hakkında
Geçmişte, yüzyıllar boyu ayakta kalan eserlerin çoğu, toplumun ortak yararına sunulmuş yapılardı. Kişisel konfor için inşa edilen evler, zamanla yok olurken; camiler, medreseler, kervansaraylar gibi topluma armağan edilen yapılar, nesiller boyu hatırlandı. Bu eserleri hayata geçirenler, bireysel rahatlıklarından fedakârlık ederek, geleceğe kalıcı izler bıraktılar. Oysa günümüzde servet, çoğunlukla kişisel isteklerin peşinde harcanıyor. Hayır kurumlarına destek olmak için başvurulan nice varlıklı insan, kendi lükslerine ayırdıkları bütçenin yanında cimri kalıyor. Verilen sadakalar bile, gönülsüz ellerden çıkıyormuşçasına bir isteksizlik taşıyor. İnsanlığın mutluluğu için kullanılması gereken bu zenginlikler, ahlaki değerlerden uzaklaştıkça, ne kadar ileriye taşınabilir ki? Tarihin tozlu sayfalarında kalan o yüce miras, bugün hangi adımlarla yeniden canlandırılabilir?