Kitap hakkında
HOŞGELDİN BEY’İM sen ki çekecek bir keşke dilimde cemreler düşürürcesine halatlarla tutunurmuş sevdalar şehirlere yokluğuna yazılı üç beş nöbetlerinde keskin sevilerin şarabı yüzyıllık mıydı ellerinde beyim içersem o meyi bilmez misin sessiz bir feryat akar iliklerime bilmez misin beyim bir mızrabın ucunda sallanır boynum tenine özlem yıkar bentlerimi bir isyanla kurulur yeni şehirler sen zenginliğinde ben kıtlığında anlar zaman sensiz öldüren celseler sonunda haksızlığını geceyi sarar buruşturulmuş sevdalar deliresi hatıralar eşele eşele kül çıkar sokaklarından şu yavan şehrin cebren ırzına geçtiğim gün kararır sensizlikte kasıklarda yarım yapıldak sevişmeler eksikliğinde şehir ayaklanır ay tutulur göz kekeler daldıkça hayaline delişmen çağlar Meryem bakirliğinde ırmaklar yokluğunu resmettiğim kollarımda acı tınısıyla mızrabım ağlar cismini zikrettiğim topraklardan sürüklenirim aşkın ecdadına ismini astığım son tapınak uyanıp şehre yürüdüğünde açılır cennet kapıları açılır sana hoşgeldin beyim hoşgeldin