Kitap hakkında
1910’ların Osmanlısında fikirler çarpışıyordu: Batı hayranları, çağdaş değerleri benimseyen bir toplum düşlerken; İslamcılar, ümmet anlayışını korumak için mücadele ediyor, Türkçüler ise bağımsızlık ateşiyle yanan Hristiyan tebaanın etkisiyle ulusal bir devletin peşine düşüyordu. Ziya Gökalp, bu çatışan görüşleri *Türkleşmek İslâmlaşmak Muâsırlaşmak* adlı eserinde bir araya getirmeye çalıştı; 1918’de yayımlanan yazılarında, farklı akımların sentezini aradı. Ardından *Türkçülüğün Esasları* ile Türkçülüğü, yeni Türkiye’nin temel taşı olarak öne çıkardı. Dönemin fikir savaşlarını ve Gökalp’in çözüm arayışını derinlemesine ele alan bu kitap, bir dönemin zihniyet haritasını gözler önüne seriyor.