Kitap hakkında
Bir sözün değeri, onu söyleyenin yaşamında nasıl karşılık bulduğuyla ölçülür. Tıpkı bir ışık kaynağının önce kendini aydınlatması, sonra çevresini aydınlatması gibi, öğüt de verenden önce vereni dönüştürmelidir. Yoksa nasıl olur da karanlıkta kalan biri, başkalarına yol gösterme iddiasında bulunabilir? Bu eser, öğüdün sadece dilden dökülen değil, yürekten yaşanan bir eylem olduğunu hatırlatıyor. İsa’nın Meryem oğlu olarak aldığı vahiyde dendiği gibi: "Önce kendine bak, öğüdünü önce sen benimse. Yoksa benim huzurumda nasıl durursun?"
Kelimelerin gücü, onları söyleyenin duruşunda gizlidir. Bu kitap, sözün eyleme dönüşmediği yerde anlamını yitireceğini anlatıyor. Öğüt vermek, bir sorumluluk taşımak demektir; önce kendini düzeltmeden başkalarına nasihat etmek, boş bir çabadan öteye geçmez. Eser, bu gerçeği sade ama derin bir dille gözler önüne seriyor.
Kelimelerin gücü, onları söyleyenin duruşunda gizlidir. Bu kitap, sözün eyleme dönüşmediği yerde anlamını yitireceğini anlatıyor. Öğüt vermek, bir sorumluluk taşımak demektir; önce kendini düzeltmeden başkalarına nasihat etmek, boş bir çabadan öteye geçmez. Eser, bu gerçeği sade ama derin bir dille gözler önüne seriyor.