Kitap hakkında
Ayşegül Erden’in kaleminden çıkan bu öyküler, kadın olmanın sessiz ve gürültülü anlarına odaklanıyor. Bir yasın otuz dokuzuncu gününde içine kapanan bir yürek, bir oğulun annesine yönelttiği o sarsıcı soru, bekleme odalarının boğucu tedirginliği... Gece yarısı giyilen bir pijama, unutulmuş bir apartmanın kız kardeşleri, kavurucu bir haziran sıcağı, mezar taşlarına sinen hüznün ağırlığı. Sütünü taşıran bir meme, erken gelen sancıların acısı, otel odalarında yankılanan lohusa çaresizliği, bir babanın kızını savunurken geçen o anlık cesaret... Ve hep o ikincilik duygusu: olağan, sıradan, ama bir o kadar da taşınması güç. Erden, kadınlığın görünmeyen yüklerini öykülerin diliyle anlatırken, her satırda bir gerçeklikle yüzleşiyor.