Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİROlgunluk Çağı Üçlemesi III Oyun İmparatorluğuCem Akaş

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Olgunluk Çağı Üçlemesi III Oyun İmparatorluğu PDF Ekitap İndir

Cem Akaş · Yazar

Olgunluk çağının güç odakları ve yüzlerce yıllık bir uygarlık tarihinin düğümleri, 7'nin yazarını sürekli meşgul eden temalar üzerinden çözünüyor. Gizli örgütlerin, iktidar ilişkilerinin ve görünürdeki evrenin denklemleri belki yeniden kurulmak üzere üç koldan...

Sayfa
156
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
YAPI KREDİ YAYINLARI
ISBN
9789750805400
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Olgunluk çağının güç odakları ve yüzlerce yıllık bir uygarlık tarihinin düğümleri, 7'nin yazarını sürekli meşgul eden temalar üzerinden çözünüyor. Gizli örgütlerin, iktidar ilişkilerinin ve görünürdeki evrenin denklemleri belki yeniden kurulmak üzere üç koldan ilerleyen benzersiz bir anlatıyla çözülüyor - büyük soru işaretlerini olduğu gibi bırakarak: yoksa her şey bir oyun muydu? Oyun İmparatorluğu, ikinci binyılın son "dystopia"sını ve Cem Akaş'ın dev yap-bozunun parçalanmış son parçası. O'nun Düşkapanı. Morötesi bir karanlık. Kendi cisminden koparılmanın yalnızlığı; ürküntü. Bir karabasan: geç kaldığı halde koşamamak; canını kurtarmak için bile olsa ağzını açıp ses çıkaramamak; kapalı durmakta direnen göz kapaklarına söz geçirememek. Nerede olduğunu bilememek; dahası, olduğunu doğrulayacak her türlü dış dayanaktan yoksun olmak. Düşe dönmek, çaresizce. O, gezegeniyle Bağlantısı kopan ilk ruh değil, ola ki sonuncusu da değil. Diğerlerinden farkı, bitip bitmeyeceği belli olmayan bir sonsuzluğun sonunu beklemeye mahkum olmayı reddetmesi. Bastırılamaz bir "olma" ve "eyleme" tutkusu - Dünya'ya başka türlü bir ruh yaraşır mıydı? Kopan Bağlantı onu bilincin evreninden dışlamışsa, bilinçdışının, morötesinin evrenine uyum sağlamak da mı yok? Düşe dönmek - çare sizce bu olamaz mı? Düşünde önce kendi ellerine bakmayı öğreniyor O - düşünce gücüyle bir bilyeyi yerinden oynatmaya çalışan aceminin zorlandığı kadar zorlanıyor bunda. İstenci kullanmak bir sanatmış, peki. Ellerine bakmak diyip geçmemeli - her parmağı, her tırnağı, eklemi, bükümü, tek tek ve birlikte görebilmek gerek, hakkıyla bakmış olmak için. Sonra hareket ettirmeye geliyor sıra - avucunu açıp kapamak, parmaklarına egzersizler yaptırmak, bilek hareketlerini kusursuzlaştırmak, iki eli birlikte oynatmak, ellerini kavuşturmak. Sonra aynı işlemi bütün bedenine uyguluyor O. Bu daha zor kuşkusuz, çünkü hem içeriden, hem de dışarıdan görebilmesi gerekiyor kendini, ikinci bir kişi gibi. Bedenini hareket ettirmek, hareketi izlemek - bu iki bakışın getirdiği iki farklı algı bazen aynı anda, bazen hızlı bir dönüşümle yankılanıyor beyninde. Konuşabilmek, önce düşünebilmeyi, sözcükleri hayal etmeyi, söylemeden, söylenmeden duymayı gerektiriyor. Bebekler nasıl yapıyor bütün bunları. Gargantua azmidir istenen.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗