Kitap hakkında
Ramis Dara’nın bu kitabında, anlık gözlemler, kısa anılar, iç hesaplaşmalar ve doğanın sessiz dili iç içe geçiyor. Yazar, kendi iç dünyasından yola çıkarak çevresine, kuşlara, ağaçlara, unutulmuş köşelere bakıyor; yaşamı anlamlandırma çabasıyla notlar düşüyor. Bazen sitem ediyor, bazen eleştiriyor, bazen de yalnızca kaydediyor geçip gideni. Her satır, bir düşünce kırıntısı, bir özlem parçası ya da hayatın küçük sırlarından biri gibi.
Kitabın sonundaki "Ölümlük Dirimlik" bölümü ise yalnızca bu eserin değil, yazarın tüm yazdıklarının bir son sözü niteliğinde. Dara, bu kitapçığın kendi edebiyat serüvenindeki en samimi ve değerli durak olduğunu söylüyor; belki de son sözü olabilecek bu satırlarda, geriye kalanın ne olduğunu sorguluyor. Okuyanın da kendi hissesini bulabileceği, duygu ve düşünceleriyle yüzleşebileceği bir yolculuk sunuyor.
Kitabın sonundaki "Ölümlük Dirimlik" bölümü ise yalnızca bu eserin değil, yazarın tüm yazdıklarının bir son sözü niteliğinde. Dara, bu kitapçığın kendi edebiyat serüvenindeki en samimi ve değerli durak olduğunu söylüyor; belki de son sözü olabilecek bu satırlarda, geriye kalanın ne olduğunu sorguluyor. Okuyanın da kendi hissesini bulabileceği, duygu ve düşünceleriyle yüzleşebileceği bir yolculuk sunuyor.