Kitap hakkında
1976 yılında Ankara’da toplanan On Beşinci Türk Dil Kurultayı’nın ardından kaleme alınan bu çalışma, Dil Devrimi’nin ardındaki gerçekleri cesurca gözler önüne seriyor. Başlangıçta heyecan verici bir atılım olarak sunulan bu sürecin, aslında plansız ve temelsiz bir girişim olduğu, zamanla ortaya çıkan sonuçlarla anlaşılıyor. Türkçenin köklü yapısına verilen zarar, yerine konulamayan eksiklikler ve dilin bir araç olmaktan çıkıp keyfi müdahalelere maruz kalması, metnin temel eleştirisini oluşturuyor. Kurultayda dile getirilen görüşler, devrimin uygulayıcılarının dil bilimi ilkelerinden uzak, sorumsuz yaklaşımlarını da sorguluyor. Yazar, Türkçeye duyulan aidiyet eksikliğinin, dil üzerindeki tahribatı nasıl körüklediğine dikkat çekerek, okuyucuyu bu acı gerçeği kabullenmeye davet ediyor. Sayfalar ilerledikçe, dilin bir oyun alanı olarak görülmesinin yarattığı yıkımın boyutları daha da netleşiyor.