Kitap hakkında
İsrailiyat olarak bilinen rivayetlerin tefsir geleneğindeki yeri, zaman içinde ciddi eleştirilere maruz kaldı. Bu anlatımların güvenilirliği sorgulanırken, bazı çağdaş yorumcular alternatif olarak Kitab-ı Mukaddes’ten yararlanma yoluna gitti. Ancak bu yaklaşım, hem İsrailiyatın doğasını açıklamakta yetersiz kaldı hem de kutsal metinlerin tefsirde nasıl kullanılacağına dair yeni sorunları beraberinde getirdi. Tunuslu müfessir Tahir bin Âşûr’un *et-Tahrîr ve’t-Tenvîr* adlı eseri, bu iki kaynağı sistemli bir şekilde değerlendirmesiyle öne çıkıyor. Eserde, İsraili rivayetlerden Kitab-ı Mukaddes’e geçişin izleri net biçimde görülüyor. Kur’an kıssalarına dair tartışmalar, bu kaynakların birbirinden farkları, Kitab-ı Mukaddes’in tahrif edilip edilmediği ve tefsirde hangi ölçütlerle kullanılabileceği gibi konular, eserin temel eksenini oluşturuyor.