Kitap hakkında
Tunus’tan başlayıp Yemen’e, Körfez’e ve nihayet Suriye’ye uzanan, tüm Arap coğrafyasını sarsan halk hareketleri, dışarıdan "Arap Baharı" olarak adlandırılsa da, bu sürecin nereye evrileceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Türkiye’nin de bu dalgadan etkilenmesi kaçınılmaz görünürken, Suriye ve Irak’taki dinsel ve etnik dinamiklerin ülkemizin toplumsal dokusuna yansımaları olası. Üstelik "Büyük Ortadoğu Projesi" adıyla anılan planın gölgesinde, bu hareketlerin daha geniş bir dönüşüme kapı aralayıp aralamayacağı da tartışma konusu.
Mustafa Oral, tarihçi bakış açısıyla güncel gelişmeleri geçmişin ışığında değerlendirirken, duygusallığa kapılmadan olayları objektif bir dille aktarıyor. Uzun süre göz ardı ettiğimiz, üzerine düşünmediğimiz bu kadim coğrafyanın, aslında ne denli kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yakın komşumuzda yaşananların, Türkiye’yi ve bölgeyi nasıl şekillendireceğini anlamak için önemli bir kaynak.
Mustafa Oral, tarihçi bakış açısıyla güncel gelişmeleri geçmişin ışığında değerlendirirken, duygusallığa kapılmadan olayları objektif bir dille aktarıyor. Uzun süre göz ardı ettiğimiz, üzerine düşünmediğimiz bu kadim coğrafyanın, aslında ne denli kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yakın komşumuzda yaşananların, Türkiye’yi ve bölgeyi nasıl şekillendireceğini anlamak için önemli bir kaynak.