Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİROrtadoğu Günlükleri Serisi (4 Kitap)Kolektif

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Ortadoğu Günlükleri Serisi (4 Kitap) PDF Ekitap İndir

Kolektif · Yazar

AZRAİL'İN VİLAYETİNE YOLCULUK TANKLAR KÂBEYE DAYANMADAN ORTADOĞU’YA DAİR YİRMİ TEZ AKDENİZ’İN DOĞUSU DERİN TARİH KUDÜS ÖZEL SAYI Azrail’in Vilayetine Yolculuk İran’ın şöhretli yazarlarından biri olan Celâl Âl-i Ahmed, II. Dünya Savaşı sonrası sosyalizme yönele...

Sayfa
696
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
KETEBE YAYINEVİ
ISBN
9782149462246
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

AZRAİL'İN VİLAYETİNE YOLCULUK TANKLAR KÂBEYE DAYANMADAN ORTADOĞU’YA DAİR YİRMİ TEZ AKDENİZ’İN DOĞUSU DERİN TARİH KUDÜS ÖZEL SAYI Azrail’in Vilayetine Yolculuk İran’ın şöhretli yazarlarından biri olan Celâl Âl-i Ahmed, II. Dünya Savaşı sonrası sosyalizme yönelen aydınlardan biri. İsrail’in, bağımsızlığını ilân ettikten sonra devreye soktuğu Kibbutz ve Moşav gibi sosyalist uygulamaları dönemin gençliği gibi onun da ilgisini çekiyor. Bu heyecan içinde bir İsrail gezisi yapıyor. “Vicdanı” ile birlikte gidiyor İsrail’e, seyahati boyunca da notlar tutuyor. Ancak İsrail’in Filistinlilere uyguladığı zulmün, Avrupalı devletlerin nasıl da bu zulme göz yumduğunun ayırdına varıyor ve bir sorgulama evresine giriyor. Kendi cephesinden İsrail sorunu, Yahudilerin Filistinlilere çektirdikleri, Arap devletlerine olan kızgınlığı gibi konuları cesurca kaleme alıyor. İsrail tarihinin erken dönemine dair etkileyici ve pek az yerde bulabileceğiniz tanıklıklar içeren bu çarpıcı anlatı, İsrail sorununa farklı bir yönden bakabilmemiz için bize bir kapı aralıyor. Tanklar Kabe’ye Dayanmadan Irak ve Suriye’den sonra Basra Körfezi’ni, Kuzey Afrika’yı, Pakistan/Afganistan hattını imha etmenin çalışmalarını yapıyorlar. Ama nihai hedefleri İslam’ın kalbini, Mekke ve Medine’yi vurmaktır. Kudüs’ün işgalinden yüz yıl sonra İslam’ın kalbini rehin almak, Müslümanları utançlarından başlarını kaldıramaz hale getirmek istiyorlar. Ortadoğu’ya Dair Yirmi Tez Tarihin ve coğrafyanın merkezini teşkil eden Ortadoğu, -hepsi de gayet somut ve gerçek birçok nedenden ötürü, dünyanın en önemli bölgesidir. Bu bölgede yaşayan insanlar olarak, bizlerin birinci sorumluluğu, Ortadoğu’yu gerçekçi, makul ve derinlikli bir bakışla kavramaktır. “Ortadoğu’ya Dair Yirmi Tez”, ismindeki ‘tez’ sözcüğünün de ifade ettiği şekilde, iddia barındıran, çıkarımlar yapan, bazı noktalarda neticelerin ancak istikbalde ortaya çıkacağı tahminler içeren 20 ayrı bölümden oluşuyor. Bölgeye neden ve ne zamandan beri ‘Ortadoğu’ dendiğinin açıklamasıyla başlayan anlatım, Türkiye’nin de içinde yer aldığı coğrafyanın tarihindeki çeşitli dönemleri, tarihten günümüze taşınan unsurları, bugün ilk bakışta belki fark edemediğimiz ama kesinlikle aktüel hayatın tam ortasına denk düşen somut gerçeklikleri gözler önüne seriyor. Ortadoğu’nun belkemiğini oluşturan dört ülkenin (Türkiye, Mısır, İran ve Suudi Arabistan) tarihine sıklıkla atıfların yapıldığı kitabın temel hedefi, coğrafyanın kendi iç dinamiklerine işaret etmek. Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri genellikle “dış güçler”e hamleden genellemeci ve kolaycı bakıştan kaçınmaya çalışarak, “dış güçler” dediğimiz ülkelerin aslında içerideki bazı dengeler ve yerli unsurlar yardımıyla iş gördüklerini izah çabası, kitabın ana fikrini oluşturuyor. Akdeniz’ in Doğusu Modern Arap Edebiyatı’nın en büyük temsilcilerinden Abdurrahman Münif’ten Ortadoğu’nun yıllardır değişmeyen siyasi atmosferine ilişkin çarpıcı bir eser. Münif’in tüm renkleriyle betimlediği Orta Doğu’da geçen roman, cezaevinde gördüğü işkenceler sonucunda sağlığını kaybetmiş Recep’i tedavi için Avrupa’ya taşıyan bir gemide başlar. Entelektüel bir muhalif olan kahramanımız beş yıl cezaevinde çeşitli işkencelere maruz kalır. Münif bu romanı ile bir mahkûmun gözünden özgürlüğü, yıllarını cezaevinde geçirmiş bir Doğulu’nun bakışıyla Batı’yı görmemizi sağlıyor. Arap toplumunun sosyal ve bireysel yaşamına dair sadece edebiyatın bizlere verebileceği bilgiler ise paha biçilmez. “Susuyordum... Fakat dış dünya kafamda bir ateş topu gibi koşmaya devam ediyordu... Bu dünya gerçekten var mı? İnsanlar hâlâ sinema kuyruğuna giriyorlar mı? Gülüyorlar mı? Bahçelerde oturuyorlar mı? Arabalar! Hâlâ caddelerde ilerlemiyorlar mı? Satıcılar, bakkallar ve müzeler? Ah ne çok özledim müzeye gitmeyi, ya kadınlar? Kadınlar büyük şehirde binlerce, on binlerce, her bir kadın çılgınca ve sıcak bir dünya...”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗