Kitap hakkında
Erzurum’un Şenkaya ilçesine uzanan yolda, Hüseyin Köycü’nün izleriyle örülü bir hikâye var. Bu kitap, sadece bir eğitimcinin mücadelesini değil, geçmişin tozlu sayfalarında kaybolmuş anların peşine düşen bir yolculuğu da anlatıyor. Orhan Gazi’nin akıncıları, Bizans topraklarında at koştururken, zamanın derinliklerinde yankılanan nal sesleri gibi, milli mücadelenin unutulmuş kahramanları da bu satırlarda yeniden canlanıyor.
Darıca kıyılarında İngiliz denizaltısının gölgesi düşerken, Yahya Kaptan’ın pusuda beklediği o anlar, sanki dün yaşanmış gibi tazeliğini koruyor. Tahta semerli atların taş sokaklarda çıkardığı sesler, bir dönemin sessiz tanıkları olarak belleklere kazınıyor. Kur’an’ın satırları arasında saklı umutlar, yeni nesillere aktarılan bir miras gibi, sayfalar boyunca akıp gidiyor.
Geçmişin izlerini sürerken, bugüne ve yarına dair ipuçları da kendiliğinden ortaya çıkıyor. Tarihin tozlu.
Darıca kıyılarında İngiliz denizaltısının gölgesi düşerken, Yahya Kaptan’ın pusuda beklediği o anlar, sanki dün yaşanmış gibi tazeliğini koruyor. Tahta semerli atların taş sokaklarda çıkardığı sesler, bir dönemin sessiz tanıkları olarak belleklere kazınıyor. Kur’an’ın satırları arasında saklı umutlar, yeni nesillere aktarılan bir miras gibi, sayfalar boyunca akıp gidiyor.
Geçmişin izlerini sürerken, bugüne ve yarına dair ipuçları da kendiliğinden ortaya çıkıyor. Tarihin tozlu.