Kitap hakkında
Osman Cemal Kaygılı, Türk edebiyatının unutulmaya yüz tutmuş ama özgün seslerinden biriydi. 1890-1945 yılları arasında yaşamış, Ahmet Mithat ve Hüseyin Rahmi’nin açtığı yolda ilerleyerek kendine has bir üslup geliştirmişti. Geçimini kalemiyle sağlamak zorunda kalan Kaygılı, dönemin hemen her dergi ve gazetesinde yazılar yayımladı; ne var ki ölümünden sonra adı silikleşti, hak ettiği değeri bulamadı.
Onun hikâyeleri, İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan sıradan insanların hayatına ışık tutar. Mizahı incitmez, ama altında derin bir gözlem gücü saklıdır. Özellikle yoksul erkeklerin eğlence dünyasını, Beyoğlu’nun parıltısından uzak, samimi ve gerçekçi bir dille anlatır. Bu alanda onun kadar tutarlı ve içten yazabilen pek az yazar vardır.
Mustafa Apaydın’ın bu çalışması, Osman Cemal Kaygılı’nın hikâyeciliğini tüm yönleriyle ele alıyor. Sanatçının Türk edebiyatındaki yerini, özgün tarzını ve bıraktığı.
Onun hikâyeleri, İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan sıradan insanların hayatına ışık tutar. Mizahı incitmez, ama altında derin bir gözlem gücü saklıdır. Özellikle yoksul erkeklerin eğlence dünyasını, Beyoğlu’nun parıltısından uzak, samimi ve gerçekçi bir dille anlatır. Bu alanda onun kadar tutarlı ve içten yazabilen pek az yazar vardır.
Mustafa Apaydın’ın bu çalışması, Osman Cemal Kaygılı’nın hikâyeciliğini tüm yönleriyle ele alıyor. Sanatçının Türk edebiyatındaki yerini, özgün tarzını ve bıraktığı.